Ekonomi

Korozyon binaların taşıma gücünü 24 yılda bitiriyor

İZODER Isı, Su, Ses ve Yangın Yalıtkanları Derneği Yürütme Kurulu Başkanı Emrullah Eruslu, merkezi Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesi olan ve merkez üssü Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesi olan 10 ilimizi etkisi altına alan 7,7 büyüklüğündeki depremler nedeniyle açıklama yaptı. Elbistan’da:

“Depremlerden dolayı çok acılar çektik ve maalesef yaşamaya devam ediyoruz. Tüm Türkiye’yi derinden üzen son deprem hepimize güvenli inşaatın ne kadar önemli olduğunu hatırlattı. Başta bölge vatandaşlarımız olmak üzere tüm ülkemize geçmiş olsun. Eruslu, “Depremde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum.”

BETONARME BİNALARIN ZAYIF NOKTASI

Türkiye’deki yapı stokunun ağır betonarme yapılardan oluştuğunu belirten İZODER Lideri Emrullah Eruslu, “Betonarme yapı sistemlerinin en zayıf noktalarından biri suya olan hassasiyeti. Binalar yağmur, kar, yer altı suları, zemindeki nem, mutfak, banyo, tuvalet gibi ıslak hacimlerdeki su kaçakları, binanın yapıldığı temeldeki basınçlı veya basınçsız yeraltı suları nedeniyle her zaman suya maruz kalabilir. Suyun yapı elemanlarına nüfuz etmesi betondaki demirin korozyona uğramasına neden olur. Korozyon, yapının yük taşıma kapasitesini azaltır.

SADECE DONATI İLE YAPININ KOROZYONU KOROZYON SÖZ KONUSUDUR

Betonarme yapıların tasarım ömrü boyunca işlevlerini sağlıklı bir şekilde sürdürebilmesi için tüm yapının standartlara uygun ısı ve su yalıtımı ile korozyona karşı korunması gerekmektedir. Çok değerli Karadeniz Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şakir Erdoğdu’nun araştırmasına göre; suya maruz kalan bir ekipmanın taşıma kapasitesinin 5 yıl sonunda yüzde 50’sini, 15 yıl sonunda yüzde 90’ını ve 24 yıl sonunda ise tamamen kaybettiğini ortaya koymaktadır. Diğer bir deyişle rastgele bir sarsıntı veya dış etken olmadan bile sadece donatı korozyonu ile bir yapının çökmesidir. Hatırlayacağınız üzere İstanbul Büyükşehir Belediyesi Hasar Tespit Kurulu’nun 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi sonrası yaptığı incelemeler sonucunda 55.651 konut ve iş yerinin yüzde 64’ünde korozyon tespit edilmiş, bunların yüzde 79’u hasar görmüştür. Korozyon çok kritik bir konu.”

İSTANBUL’DA OLASI SALGINDA 194 BİN BİNANIN HASAR GÖRECEĞİ VARSAYILMIŞTIR

Emrullah Eruslu, “7,5 büyüklüğündeki senaryo depreminde İstanbul’daki binaların yüzde 17’sinin (yaklaşık 194 bin bina) orta ve üzeri hasar göreceği tahmin ediliyor” diyen Emrullah Eruslu; İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Deprem Mühendisliği Bölümü tarafından hazırlanan ve bundan 10 gün önce 20 Ekim 2020 tarihinde kamuoyu ile paylaşılan “İstanbul İli İçin Muhtemel Deprem Kayıp Tahminlerinin Güncellenmesi” raporunda yer alıyor. İzmir Seferihisar açıklarında meydana gelen 6.6 büyüklüğündeki deprem. Sonuçlar durumun ciddiyetini ortaya koyuyor: 7,5 büyüklüğündeki senaryo depreminde İstanbul’daki binaların yüzde 26’sının hafif, yüzde 13’ünün orta, yüzde 3’ünün ağır ve yüzde 1’inin hasar görmesi bekleniyor. ağır hasar görmek. Senaryo depreminde, ağır ve çok ağır hasarlı binaların sarsıntı hasarı onarılamayacak düzeydedir ve bu hasar seviyelerindeki binaların yıkılıp yeniden yapılması gerekir. Öte yandan orta hasarlı binaların onarılmasındansa yıkılıp yeniden yapılmasının daha uygun olduğu belirtiliyor” diye konuştu.

Binaların deprem gibi yıkıcı etkenlere karşı ayakta kalabilmesi için hayati önem taşıyan Binaların Su Yalıtımı Hakkında Yönetmelik’in henüz 5 yıl önce yürürlüğe girdiğini hatırlatan Eruslu, açıklamalarına şöyle devam etti; “Yeni yapılan tüm binaların su yalıtımı ile korunması büyük değer taşıyor. Doğru su yalıtımı ile suyun yapılara nüfuz etmesini ve hasara yol açmasını önleyebiliriz. Binanın çatı, temel, ıslak hacim gibi doğrudan suya maruz kalan bölgelerinde uygulanacak su yalıtımı ve terleme olarak bilinen yoğuşmayı önleyen ısı yalıtımı uygulamaları ile yapılarımızı doğru ve eksiksiz bir şekilde koruyabiliriz. halk. Bugün ülkemizde 30 yıllık binalar ömrünü tamamlamış olarak görülürken bizim binalarımızın ömrünün en az 80-100 yıl olması gerekiyor. Binaların Su Yalıtımı Hakkında Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği 1 Haziran 2018 tarihi itibariyle, inşa edilen ve zorunlu olarak su yalıtımı yaptırılan bina sayısı toplam bina stokunun sadece yüzde 1,5-2’sini oluşturmaktadır.

YARIN KONUŞACAĞIZ

Toplamda 9,8 milyon yapı ve 22 milyonun üzerinde konut bulunan ülkemizde bu oranlar ne yazık ki dini yapı sayısı bakımından olmamız gereken noktadan çok uzakta olduğumuzu göstermektedir. Artık dünü değil yarını konuşmamız gerekiyor. Bundan sonra yapılacak her yeni yapının uzun yıllar sağlam durmasını sağlamalıyız. Bunun için zemin etüdü doğru yapılmalı, bina tekniğine uygun tasarlanmalı, izolasyon ile iç ve dış etkenlerden korunmalı ve tekniğine uygun olarak tüm prosesler yeniden gözden geçirilmelidir.”

SU VE ISI YALITIMI OLMALIDIR

İZODER Lideri Emrullah Eruslu, kiralarken veya yeni ev alırken mutlaka ısı ve su yalıtımı olup olmadığının kontrol edilmesi gerektiğini belirterek; “İlk aşamada binanızın ruhsat durumunu ve tarihini sorgulayın. Ülkemizde yapı ruhsatı almak için 14 Haziran 2000 tarihi itibari ile ısı yalıtımı, 01 Haziran 2018 tarihi itibari ile su yalıtımı yapılması gerektiğini bilerek binanın yalıtım durumunu sorgulayabilirsiniz. Binanın orta katlarının dış duvarlarında sıva kabarcıkları, mantar ve küf oluşumları yapıda ısı yalıtımının yapılmadığının göstergesidir.

TÜM DUVARLARI KONTROL EDİN

Kiralayacağınız ya da satın alacağınız evin içini gezerken, kuzey cepheleri başta olmak üzere tüm duvarlarını inceleyin. Çatı katında yaşayacaksanız, tavanlarda ve tavan köşelerinde ve dış duvar bağlantı noktalarında su izleri, sıva çıkıntıları ve yapısal çatlaklar olup olmadığını kontrol edin. Bu sorunlarla karşılaşıyorsanız, binada ısı ve/veya su yalıtımının eksik olduğunu gösterir. Sadece oturacağınız daireyi incelemek yeterli değildir. Suyu yapıdan uzaklaştıracak bir drenaj sistemi olup olmadığını sorun. Yapısal çatlakları ve açıkta kalan ankrajları sıkı bir şekilde izleyin. Kolon kirişleri gibi taşıyıcı elemanların hasar görmediğinden emin olunuz.

Yapının temelinde su yalıtımı yapılıp yapılmadığını sorgulayın. Binanın bodrum katındaki giydirme cephe, kiriş veya kolonlarda su ve nemden kaynaklanan su izleri, çatlaklar, siyah noktalar veya pamukçuklar, bina temelinde su yalıtımı sorunu olduğunu gösterir. Binanın çatısına, tuvalet, banyo gibi suyun kullanıldığı ıslak hacimlere, dış cephelere ısı yalıtımı yapmak mümkündür. Ancak unutulmamalı ki sonradan bina temellerine su yalıtımı yaptırılarak binayı suyun zararlı etkilerinden korumak mümkün değildir.

haber-aricak.com.tr

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu